a
444 90 54
Çağrı Merkezi
AKYAZI VE DOĞA
     
 

Aksar Tepe 

Marmara Bölgesinin Kuzeydoğusunda yer alan Sakarya ve Akyazı'nın yüzey şekilleri çok karmaşık değildir. Kocaeli penepleninin (yarı ova) doğusunda güneyden kuzeye doğru uzanan alan 3. zaman sonları ile 4. zamanın başlarında oluşmuştur. Bu jeolojik zamanlarda ortaya çıkan bütün kıvrım ve kırılma hareketleri Trakya'nın güneyine, Kocaeli'nin Kuzeye doğru farklı yönlerde çarpılmasına neden olmuştur. Bu çarpılma sonucu biri Karadeniz'e diğeri Marmara Denizine açılan iki vadinin çökmesi ile de İstanbul Boğazı oluşmuştur, işte bu çarpılmanın etkisi ile ve boğazın oluşması Sakarya bölgesinde çok güçlü hissedilmiş olup bu sayede Sakarya Bölgesi Karadeniz'e doğru eğim kazanmıştır. 

Sakarya ili sınırları içinde bütün jeolojik zamanların izlerine rastlanmaktadır. İI topraklarının büyük bir bölümü 3. jeolojik zamanda (Neogen) bir iç göl durumunda iken, bu zamanın sonlarında ortaya çıkan kıvrım ve kırılma hareketleri ile göl alanı kıvrılarak yükselmiş, 4. zaman başlarında yeniden şiddetlenmeye başlayan hareketler ile eskiden göl altında kalan alanların önce çökmesine, sonradan yeniden yükselerek çarpılmasına neden olmuştur. Bu nedenle il topraklarının büyük bir bölümünü önce deniz basmış, sonradan yükselmesiyle de bu alanların denizle bağlantısı kesilmiştir.


Mudurnu Çayı 


4. Zamandan günümüze kadar Karadeniz'e doğru hafif eğimli olan bu alan, başta Sakarya Irmağı olmak üzere akarsuların taşıdığı maddeler ile dolarak yer yer geniş düzlükler meydana gelmiştir. 

Sakarya İli'nin Akyazı bölümünün bir kısmı bu dolgu düzlükler üzerinde yer alırken, diğer kısmı (dağlık alan) 4. zaman ( Paleolojik) yaşlı oluşumların üzerinde yer almaktadır. 
Ova tabakası genellikle fosilsiz olduğu için yaşları belirlenememiştir. Akyazı bölgesinde 1990 yılından sonra incelemelerde bulunan İsviçre Jeoloji Akademisinden araştırmacı Emili'ye göre, Paleolojik tabakalarla ova arasında Akyazı'dan Sapanca gölüne kadar uzanan alçak tepelerle kaplı olan kretane ve neozen tabakaları ile kaplı olup, Akyazı bölümü iki ayrı oluşumun iç içe olduğu bir alandır. 
1. Oluşum : Derin bir vadinin akarsu taşıması ile dolması sonucu oluşan düzlük (Akova) olup, eğimi Karadeniz'e doğrudur. 
2. Oluşum : 
4. zamandaki İstanbul Boğazının oluşumu esnasında meydana gelen .kıvrım ve kırılma hareketleri Kuzuluk yöresinde volkanizma sebep olmuştur. Volkanlardan çıkan lavlar ise özel bir karaktere sahip olmak üzere silisyum buharı şeklinde gerçekleşmiştir. Silisyum, bildiğimiz kum ve çakılın kimyasal ismi olup, buhar halinde lav şeklinde püskürmüş ani soğuma ile temas ettiği tüm cisimlerin taşlaşmasına sebep olmuştur.


Sülüklü Göl 


Bu harika oluş nedeniyle jeologların Kuzuluk yöresine ilgileri artmıştır. Kuzuluk yöresinde yapılan araştırmalarda bu bölümde bulunan fayların magmaya dikine uzandığı ve bunların uzunluklarının 15-20 km. olduğu, böylece yeryüzü sularının fay çatlakları sayesinde yerin çok derinliklerine inerek termodinamik enerji ile ısınıp kaplıcalar gibi tükenmez bir enerjinin varlığı ortaya çıkmıştır, işte bu travertenlerin de yaygın olduğu Akyazı Kuzuluk yöresi Sakarya ili alanı ile birlikte jeoloji yapısı ile Kuzey Anadolu deprem kuşağına girer.


TOPRAK YAPISI 


Akyazı'nın ova bölümü Akarsularla taşınan maddelerin birikmesiyle oluşan genç topraklardan meydana gelmiştir. Toprakların özellikleri ırmak yataklarından uzaklaştıkça değişir. % 90 dan fazlası kahverengi olan topraklar % 18 oranında alüvyon topraklarla kaplıdır, ilçe toprakları Mudurnu Çayının kollarının beslediği verimli ovalar ile güneyde Samanlı dağlarının uzantıları olan yükseklikler ve ormanlıklar ile kaplıdır. Eğim güneyden kuzeye doğrudur, ilçe merkezi E-5 karayolundan güneye doğru 10 km. içeride kalmaktadır.


İKLİM 


Akyazı İlçesi'nde Sakarya ili'nin iklim özelliklerine sahiptir. Bölge hem Marmara ve hem de Karadeniz ikliminin özelliklerini taşır. Bol yağış alan Akyazı da Kış mevsiminde yüksek kesimlerde yağışlar genellikle kar şeklindedir. Sakarya bölgesinde mevsimin ilk karı Akyazı'nın yüksek kesimlerinde görülmektedir.


BİTKİ ÖRTÜSÜ 


Kuzey Anadolu kıyı dağlarının uzantısı olan Samanlı dağlan zengin bir orman örtüsü ile kaplıdır. Başta kayın olmak üzere gürgen, kavak, kestane, ıhlamur, çınar, akağaç ve meşe başlıca ağaç türlerini oluşturur 

Akyazı'nın Güneydoğusundaki Keremali dağı ile Gök-tepe orman serileri kayın ve meşe topluluklarından oluşur. Bu ormanlardan kerestecilikte yararlanılır. Akyazı'da kerestecilik ve yan ürünleri sanayii bir hayli gelişmiştir.